Eğitim çalışanlarının hakları için basın açıklaması yapıldı!

18.02.2019 tarihinde sendikamız basın açıklaması yaparak son zamanlarda yaşanan 3600 Ek gösterge ile eğitim çalışanlarının temel sorunlarını basın ve kamuoyuyla paylaştı. 12.30’da gerçekleşen basın açıklaması yaklaşık 45 dakika sürdü. Eğitim çalışanlarının katılımı ile gerçekleşen basın açıklaması aşağıdaki gibidir.

Değerli Basın Mensupları;

Değerli Kamu Çalışanları;

Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası olarak, eğitim ve bilim çalışanlarının hak ve menfaatini korumak ve geliştirmek için kuruluşumuzu gerçekleştirmiş, siyasi ve ideoloji ekseninde uzak tarafı sadece eğitim ve bilim çalışanları olan bir sendikayız. Buradan hareketle, hak mücadelesi veren mücadeleci kuruluşuz. Bugün burada olmamızın sebeplerinden birkaçını aşağıdaki maddeler üzerinden açıklamaya çalışacağız. Kamuda görevli Teknik Hizmetleri Sınıfı, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı, Sağlık Hizmetleri Sınıfı ve Avukat Hizmetleri Sınıfı olarak meslek memurları değil, sınıf memurları olarak karşınızdayız. Yaşanan mali ve sosyal sorunların çözümü, buna yönelik atılacak adımlardan biri de sizin aracılığınızla kamuoyu ile paylaşma gereği duyulduğundan, bu basın bildirisini hazırlamış bulunuyoruz, hoş geldiniz.

Bugün, bu basın bildirisi ile basın mensuplarını ve dolayısıyla Türkiye kamuyounu dokuz konuda aydınlatmak istiyoruz:

  • 3600 Ek gösterge: (Sorun) Son günlerde yaşanan ve de sıkça dillendirilen 3600 ek göstergeden sadece bazı meslek gruplarının yararlanacağı buna yönelik düzenleme yapılacağı diğer sınıfları son derece rahatsız etmiş bulunmaktadır. Bazı kamu çalışanları bu konuda son derece memnun iken, kalan diğer kamu çalışanları ise mutsuzdur. Bu uygulama eşit işe eşit ücret ilkesine darbe vurmakta, çalışanların çalışma barışını zedelemektedir. (Çözüm) 3600 Ek göstergede kıstas meslek grup adları değil, mezuniyet şartı olmalıdır. Her ¼ ü olan yükseköğrenim mezununa meslek ve sınıf farkı gözetilmeksizin 3600 ek gösterge hakkı tanınmalıdır. (Amaç) Bu vesile ile her devlet memuru da aynı zamanda eğitime teşvik edilmiş olur. (durakla-2 Çalışan haykırıyor, ek gösterge hakkımız)
  • Görev Tanımları: (Sorun) 2012 yılında çıkarılan İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri Yönetmeliği ile görev tanımlarımız kaldırılmış, bakanlığın 2013 yılının altıncı ayının başında tanımların geleceğini belirten yazı 81 il müdürlüğüne gönderilmesine rağmen, eğitim çalışanları bugüne kadar yetki ve görev tanımı olmadan çalışmaktadır. (Çözüm) Yetki ve görev tanımları 2012 yılı önce gibi bir yönetmelikle düzenlenerek belirgin hale getirilmelidir.  (Amaç) Bu vesile ile yetki karmaşası ortadan kalkmış olacak, çalışanlar ne iş yapacaklarını bilmiş hale gelecekler.
  • Kadro derece sorunu: (Sorun) 657 sayılı Kanununun “Ortak Hükümler” başlıklı kısımda sınıfların öğrenim durumlarına göre giriş ve yükselebilecek derece ve kademeler belirgin iken örneğin, lisans mezunu bir çalışan maaş derecesi olarak ¼ üne yükselebiliyor iken, kadro derecesi 3 üncü dereceden yukarıya ilerleyemiyor, bu sorun ek göstergemize olumsuz şekilde yansımakta mali hak kaybı yaşanmaktadır. (Çözüm) Her yıl Devlet personel başkanlığı ile maliye bakanlığının yetkileri toplandıkları toplantıda “657 sayılı Kanununun “Ortak Hükümler” başlıklı kısımda sınıfların öğrenim durumlarına göre giriş ve yükselebilecek derece tanımı yapılmış Kanun kapsamında kadro derecesi maaş derecesiyle birlikte yürümelidir.” Denildiği takdirde sorun çözülmüş olacak. (Amaç) Bu vesile ile bu konuda hak kayıplarımızda son bulmuş olacaktır.
  • Eğitim öğretime hazırlık ödeneği: (Sorun) Her yıl eğitim öğretim sezonu başlamadan önce Eğitim Öğretim Hizmeti Sınıfına tabi olan öğretmenlere bir defaya masun hazırlık ödeneği verilmektedir. Bu ayrımcı politika çalışanları ziyadeyle üzmektedir. (Çözüm)Çıkarılacak bir kanunla “öğretime hazırlık ödeneği tüm eğitim çalışanlarına verilir” hükmü eklenmelidir. (Amaç) Bu vesile aynı bakanlık bünyesinde görev yapanlar arasında ayrımcılık ortadan kalkmış olacaktır.
  • Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmenler hariç diğer sınıfların ekders sorunu: (Sorun) 657 sayılı Kanununun “Ders görevi” başlıklı 89 uncu maddesi, Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ekders Saatlerine İlişkin Kararında “ (1) Öğretmen sayısının yetersiz olması hâlinde; a) Yüksek öğrenimli olmak koşuluyla; 1) (Değişik :24/9/2012-2012/3773 Bakanlar Kurulu K.) Bu Karar kapsamındaki yönetici ve öğretmenler dışındaki resmî görevliler ile sınıf öğretmenlerine ilköğretim, orta öğretim  ve yaygın eğitim kurumlarında haftada 8 saate kadar”  verilir hükmü bulunmasına ve herhangi bir saat dilimi belirtmemesine rağmen Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün 28.05.2015 tarih ve 5510062 sayılı kanunsuz görüş yazısı ile hafta içi görevlendirme imkansız hale getirilmiş eğitim çalışanlarının hakları gasp edilmiştir. (Çözüm) Çözümü ise Devlet Personel Başkanlığında gönderdiğimiz yazı sonrası başkanlığın 15.11.2018 tarihinde sendikamıza verdiği cevap doğrultusunda Kanun ve Kararın doğru uygulanmasında geçer.
  • Şeflerin Özel Hizmet Tazminatı: (Sorun) 666 sayılı KHK ile kamu görevlilerinin mali haklarının düzenlenmesine ilişkin kararname çıkarılmış, eşit işe eşit ücret ilkesi getirilmiştir. Ancak, görüyoruz ki bakanlıklar arası bu uygulama çiğnenmektedir. Örneğin Adalet Bakanlığında görevli bir şef ile MEB deki bir şef aynı kadroda aynı iş yükü ve aynı sorumluluklara sahip olmasına rağmen özel hizmet tazminatı farklılığı nedeniyle 600 TL ye yakın ciddi maaş farkı ortaya çıkmaktadır. Bu farklılık sadece bakanlık uygulamalarında değil Toplu İş Sözleşmesinde de karşımıza çıkmaktadır, şöyle ki, 2016 ve 2017 TİS ile verilen % 7 lik ilave tazminat oranı sendikamızın ortaya çıkardığı rezil sözleşmenin aleyhimize imzalandığı 2016 da verilen hak, 2018 geri alınarak şefler sözleşme masasında satılmış ve verilen hak geri alınmıştır. Yetkili sendika ve işveren arasında imzalanan kepaze sözleşme ile üçüncü dönemin 31/12/2017 de sona ermesiyle bu hak maalesef elimizden alınmıştır. Eğitim çalışanlarını satmakla ünlü olan yetkili sendika dönemlik hak çıkararak sarı sendikacılığın en belirgin resmini de bizlere göstermiştir. (Çözüm) Verilen hakkın tekrar şef kamu çalışanlarına iade edilmelidir.  Ayrıca eşit işe eşit ücret ilkesi doğru uygulanmalı ve bakanlıklar arasındaki ücret dengesizliği giderilmeli, tüm bakanlıklarda görevli olan şeflerin özel hizmet tazminatı Adalet Bakanlığında görevli olan şeflerle eşit düzeye getirilmelidir.
  • Yardımcı Hizmetler Sınıfında görevli olan çalışanların ek ödeme ve ek gösterge sorunu: (Sorun) Tüm meslek ve sınıflara uygulanan ek ödeme ve ek gösterge hakkı bu sınıfa uygulanmamaktadır. Bu sebepten maaş durumları düşük seviyede kalmış neredeyse asgari ücretle eşit hale gelmiştir.(Çözüm) Diğer tüm meslek ve sınıflara uygulanan ek ödeme ve ek gösterge hakkı Yardımcı Hizmetler Sınıfında görevli olan çalışanlara da verilmelidir.
  • 4/B li Kamu Çalışanlarının Mali ve Sosyal Hak Sorunları: (Sorun) 4/B sözleşmeliler kendi içerisinde birçok parçaya ayrılmış farklı farklı sorunlarla karşı karşıya bırakılmışlardır. 4/B sözleşmeli öğretmenlerin hakları nispeten iyileştirilmiş olsa da bu iyileştirme öğretmen olmayanlara yansımamıştır. (Çözüm) Kadrosu olmayan mali ve sosyal hakları yetersiz olan 4/B kamu çalışanlarının haklarında bir an önce iyileştirme yapılmalı ücret adaleti sağlanmalıdır.

Büyük nedenlerimiz olduğu için buradayız. Her gün iş yerine giden mutsuz ve ne iş yaptığını bilmeyen görev tanımı olmayan elinden yetkisi alınmış binlerce on binlerce çalışanın isyanıyla buradayız. Ayrıma ayrıştırmaya uğramış olmasına rağmen vatanını milletini seven her şeyden üstün tutan kalpler ve hayatlar var burada. Koşular ve sorunlar bugün burada olmamızı zorunlu kıldı. Gelinen süreç içerisinde yeni umutlar yerini yeni hayal kırıklılarına bıraktı. Bugün sadece Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen hariç yüz bine yakın eğitim çalışanı görev yapmakta.

Eğitim çalışanları kariyer planı yapamıyor çünkü kariyer basamakları kapalı.

Eğitim çalışanları mutlu değil çünkü gelir adaletsizliği çok fazla.

Eğitim çalışanı huzursuz çünkü keyfi uygulamalarla hukuksuz ceza gibi geçici görevlendirme sorunları var.

Bugün tüm bakanlıklara baktığımızda şunu görüyoruz, çalışanları nefes alabilecek çalışma ortamlarına sahipler ancak Milli Eğitim Bakanlığında köhne binalar, plansız bürolar dar ve sıkışık işyerleri moral var. Tüm bu olumsuzluklar motivasyonumuzu bozmakta bizleri verimsizliğe sürüklemektedir.

Çalışanlara yönelik ciddi adımlar atılmalı, sorunlar doğru teşhis edilmeli ve de hakkaniyet terazisi doğru gözetilmelidir.

Bu vesile ile siz değerli basın mensupları aracılığıyla sesimizi Ankara’ya duyurmak istiyoruz.

Temenni ediyoruz ki bu basın açıklaması birçok sorunun çözümü olur.

Tekrar hoş geldiniz diyor, Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendika Genel Başkanı Ahmet Yıldız olarak yönetimim, üye ve diğer çalışanlar adına sizlere teşekkür ediyorum, açıklaması yapılarak basın bildirisine son verildi.

İşte Basın Açıklamasından Yansıyanlar

Eğitim çalışanlarının hakları için basın açıklaması yapıldı!” için bir yorum

Bir cevap yazın